ramazannn
işte o günler... yine güzel günler.... ramazan geldi. yüce islam dininin mübarek saydığı üç büyük ayın en şereflisi denilen ve islamiyet aleminin güzellikler, barış, sevgi ve toplumsal kaynaşma adına çok şeyler beklediği bir ay ramazan.
dinsel boyutu metafizik tarafları bir yana bırakılsa dahi (ki bırakılmamalı asıl oradan tutulmalıdır) varlığı sokakların o günlerde bir hoş oluşundan bellidir genelde. yaşım "ahh o eski ramazanlar" denilebilecek seviyede değil ancak bütün yaşlıların ağız birliği etmişçesine andıkları o meşhur eski ramazanların merakı içinde onlara göre daha az canlı olan bu ramazanlarda bile insan güzel hislere bürünüp güzel yaşamasını sanki biliyorda bu kısa zamana saklıyor izdenimi verir bana hep.
öyle ya ramazan ayında daha bi hoş görülüdür mahalle esnafı, daha güzel programlar için itina verilir kısmende olsa tv denilen uyuşturucuya hatta ve hatta inanmazsınız belki ama insan kendine bile dikkat eder zaman zaman bu ay içinde. sanki sadece bu aya özelmiş gibi ibadetler.....
her konuşutuğunuzda "ya bana ne oluyor da ahkam keserim" dediğiniz oluyormu bilmem ancak bende sık sık olsa da ben bunun cevabını genel itibari ile; "bana olmasa, sana olmasa, bize olmasa kime ne olacak ki" diye veririm nazım hikmet misali. öyle değil mi o müthiş şair de bu toplumsal olayı sosyolojiye litaratür gibi tarif edip "ben yanmasam, sen yanmasan; biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?..." dememiş miydi..
bu günler güzel günler kıymeti bilinesi, değerlendirilmesi gereken ve insanın kendine bişeyleri katıp yerle yeksan olmadan hayat sahnesinde "işte burada ulan işte burada" der gibi devam etmeli...
hepimize hayırlı ramazanlar...
güzeliklerin yanında güzelleşmek dileğiyle...
dinsel boyutu metafizik tarafları bir yana bırakılsa dahi (ki bırakılmamalı asıl oradan tutulmalıdır) varlığı sokakların o günlerde bir hoş oluşundan bellidir genelde. yaşım "ahh o eski ramazanlar" denilebilecek seviyede değil ancak bütün yaşlıların ağız birliği etmişçesine andıkları o meşhur eski ramazanların merakı içinde onlara göre daha az canlı olan bu ramazanlarda bile insan güzel hislere bürünüp güzel yaşamasını sanki biliyorda bu kısa zamana saklıyor izdenimi verir bana hep.
öyle ya ramazan ayında daha bi hoş görülüdür mahalle esnafı, daha güzel programlar için itina verilir kısmende olsa tv denilen uyuşturucuya hatta ve hatta inanmazsınız belki ama insan kendine bile dikkat eder zaman zaman bu ay içinde. sanki sadece bu aya özelmiş gibi ibadetler.....
her konuşutuğunuzda "ya bana ne oluyor da ahkam keserim" dediğiniz oluyormu bilmem ancak bende sık sık olsa da ben bunun cevabını genel itibari ile; "bana olmasa, sana olmasa, bize olmasa kime ne olacak ki" diye veririm nazım hikmet misali. öyle değil mi o müthiş şair de bu toplumsal olayı sosyolojiye litaratür gibi tarif edip "ben yanmasam, sen yanmasan; biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?..." dememiş miydi..
bu günler güzel günler kıymeti bilinesi, değerlendirilmesi gereken ve insanın kendine bişeyleri katıp yerle yeksan olmadan hayat sahnesinde "işte burada ulan işte burada" der gibi devam etmeli...
hepimize hayırlı ramazanlar...
güzeliklerin yanında güzelleşmek dileğiyle...
Yorumlar