hoşgelmiş....




evet eylül ayımızın ortasının geçmesiyle birlikte ilkokuldaki o mevsim takvimimiz işe koyuldu ve eline sazı alıp derki; "ey insan kardeş! baharın sonunu gönderdim; şimdi yolda...."

ara mevsilere bayılan biri olarak en sevdiğim diyebileceğim son demleriyle bahar vuku bulmakta şuan zerrelerimze kadar dışarıda... hoşgelen, sefasını da eksik etmemekle birlikde zat-ı alimi sevinçlere gark eden şu mevsim gariptir, çoklarına göre; aksi zuhur eder bende. o derece ki hakkında bişeyler karalarken bile hislerimi öyle bir canlandırır ki, farsça ağırlıklı hisler uyandırıyor işte :)

yağmurdan bahsettim ya kağkar! çok severim diye.. hele ki bu mevsimde... ağaçlarımızdan düşen o sarımtrak yaprakların altında ıslak sokaklar yok mu...hele toprağın suya vuslatı ki sorma gitsin....akabinde de hayallerin canlandığı buğulu gözlerimizde yine o güzel eylül ayının ( ki okul kokmayan :P )yarısını da alınca eline takvimimizden yılımızın 10. ayını şerefler sanki...

eylül ayının başlarını çok severim. güzel anlar hep aklıma gelir bu zamanlarda.her ne kadar çok hüzünlü bir zaman ve mevsim olduğunu söyledilerse bize yılardır ben hep orhan veli gibi "beni bu güzel havalar mahvetti" derim. hem soğukların başlangıcında hep temiz düşler gelir aklıma. soğuğu, temizliğin bi sembolü gördüm yıllarca çünkü.
öyle ya hiç bir kirlilik soğuk kalamadı şu hayatta...

kağkar, bütün hüzünlerimizi toplayıp hep yükledikya bu sonbahara,yanlış yaptık zamanında. hiç bir suçu yoktu eminim; ağlayan gökyüzüyle kararan içlerimize, baharın. hani mutlu son yok derler ya; bence var! mutlu sonbaharı görünce kapımda. hem bütün hislerimizi uyandırıp girmedimi hayatımıza bahar mart nisan aylarında... aradan geçen bir kaç ayda niye suçlu olan mevsim oldu ki yaşadıklarımızdan? baharımızın son olması, sırasından kaynaklanıyor,aşikar....

hem sokakda yürümek tek başına bu kadar başka hiçbir mevsimde güzel değil...kendi kendine gülmek de bu mevsimde...
(resim bahsi geçen bi olaya atfen koyuldu nitekim :) )

"
Sonbahar Şarkısı
ilk yağmurda dışarı atıyorum kendimi
sokak sokak, cadde cadde
en kalabalık yerleri dolaşıyorum
bütün güzel kızların
-belki aşık olurum diye-
gözlerinin işine bakıyorum
Kordon da alıyorum soluğu
yorgun bir martı oluyorum
kumral bir çocuk
masmavi bir örtü oluyor deniz
kendimi tutmaktan korkuyorum
martı, çocuk ve ben
birbirimize gülüyoruz
el sallıyorum giden vapurlara
iskele gülümsüyor bana
bir sokak köpeğini sevmek gelir içimden
balıkları besliyorum
ıslak çimlere oturuyoruz;
yaşlı bir kadın ve ben
beyaz bir gökyüzü yürüyor
dünya dönüyor evet
ben yeni anlıyorum
ne kadar çok unutmuşum
ne kadar özlemişim
yeniden başlamanın tam zamanı
bir sonbahar şarkısı söylüyorum
mutluluk, işte bu olmalı
denizde yüzerken güneş
ne arkamda uzanan şehir
ne beni terk edenler
o kadar da zor değilmiş yalnızlık

* Akay S "

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

16...

iyi ki doğdum :)))

"adam" lık