kalmak mı kolay, gitmek mi zor?
candan erçetin in "arada bir" şarkısını sanırım dinlemeyen yoktur, kağkar! çünkü hislerimize dokunur, düşündüklerimizi anlatır bir şarkıdır kendisi.
"arada bir bir yanım, gitsem diyor uzağa..." dedikçe gözler dalarda gider giden varsa yakınımızda ufuğa, günbatımına ya da sıkılmışlığımıza.
son yüzyılımızı sıkıntılar, yorulmalar, keşmekeşler yüzyılı olarak tasvir etmek biraz insaf dılşı olacaksa da, çoğumuzun sıkıntı hanesinin bol olduğu bir zaman dilimi olduğu aşikar.
sıkılmışlıklar, hayalkırıklıkları, üzüntüler, sevinçler belki, dinlenme veya kaçma adı altında gitmeyi çağrıştırır beyinlerimizde. hayali canlandığında bile insanın içinin kıpır kıpır olduğu ve muhtemelki bu hayal kurulur, yani dalmış vaziyette karşıdan bize bakıldığında biraz mutluluk mayhoşluğu bile sezilir...
insan bol bol sıkılır. hem kısa sürede hemde çok fazla şeyden olması kaçma isteklerinin yoğunlaşması için yeterlidir. evimizden, işten, okuldan, şehirden, rutinlikten, hareketten, yollardan, havadan, evliyse evliliğinden bile çabuk bıkar hale gelebilir. çoğu anlık bunalımlar gibi gözükse de altyapısında bir " yine mi?" sorusu bırakır ve biriktirir...
dedim ya insan çok ve bol sıkılır ama o sıklıkta sıkıntısını giderecek gitmelerini, uzaklarda olma hayalini, inzivaya çekilmeyi ya beceremez ya da becerildirilmez... edilgen yapılı bu eylemin altında da "iş vereninden kendimize hatta kendi çocuğunuza kadar " içine girilmiş hayatın tüm olguları yatmaktadır. bu öyle bir durumdur ki; hani " içerdekiler mi mahkum, dışarıdakiler mi?" sorusu vardır ya! tam onun başlangıcında...
bizi günlük rutin, ondan sıkılmış olduğumuz hayatımıza bağlayan o kadar çok şeyin varlığına şahit olmuşuzdur artık...hep bir diğer yanımız giderken "bir diğer yanımız" ağır basar ve çoğu zmaan kalır insan... bu kısım genelde başka bir iç çekişmeye gebedir ve ;
" senden dort olur mu ?korkarsan kaybettin diyor " cümlesiyle şekil kazanmaktadır. tabi bu arada beynimizin bi köşesinde bu olup bitenleri seyreden Orhan Velimiz çıkar ve;
" Bakakalırım giden geminin ardından;
Atamam kendimi denize, dünya güzel;
Serde erkeklik var, ağlayamam. "
diyerek son noktayı koyar. Orhan Veli'nin serde erkeklik var dediği kısmı biraz değiştirip bende bu pencere kenarından, kurumuş yaprakların halısını oluşturduğu boş sokaklara bakarak
" ne de olsa serde HAYAT var (!)" der durum tebessümle...
hknsntr 05:38/ 24.09.2008
Yorumlar
Ve blog listenize eklemişsiniz..teşekkür ederim.
"you will never walk alone" ozaman :)
yenisi kurmak... düşünmek lazım...
budur diyebilirim...
teşekkür ederim bu arada...
gitmek bedenen olur, ruh yine orda kalır..
kalırsın; bu sefer de ruhun gider bi yerlerde, dolanır durur..
ikisi de çok zorr biliyo musun!!
gidekalıyoruz..
bu arada mum ışıgından bahsederken elektrikler yine gitmişti :) oraya da yazdım :) tavafuk işte