nedir bu kadar özleten.....
saat öğleye yaklaşmış... yeni kalkmanın mahmurluğuyla aklına ilk gelen şey yapılmak istenmiş... özlenen çok şey vardı nede olsa aceleyle teker teker yapılmalıydı.... elinde bir demlik... yeni demlenmiş bir çay.... kokusuyla içmiş kadar olunuyor. dumanı üzerinde yavaş yavaş dökülürken bardağa gülümseyişini göstermek ister gibi bakınıyor sağa sola.. özlemiş ne de olsa... hafif köpüren bardakta şimdi bir kaşık şekere devam. sırada ne vardı.... bir dilim beyaz peynir evet..... evet evet... olmasada köyün gibi kokan bir dilim peyaz peynir... aman allahım ağlayacak gibi sevincinden.... içi içine sığmıyor.... nedir bu hasretin temeli..... neden sebep yok... başlıyor yemeye.... hani yılalrca anlatılan mutluluk resimleri şirrleri sözleri buymuş meğer.... şimdi farkediyor.... hiç sevmese de frketmek için höpürdeterek içiyor çayını.... gözü hiç saate değmiyor.... GÜNAYDIN...... diyeni çok bu sefer.......