Kayıtlar

Ağustos, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

hatıralar...

Resim
gönül isterdi ki yıl bilmem ne ne de güzeldi diye birşeyler yazmak buraya... yıllardan, aylardan değilde hatılardan dolayı suskunluk bu. geçmişin ya da geçmişimin en güzel yanı buydu.. hatıralarım... iyi, kötü olmaları bişeyi değiştirmez hatta bence hatıralarda yani geçmişte iyi ve kötü de yoktur. iyi ve güzel olması gelecek zaman fiilidir zannımca. özlem duyulur ya çoğu zaman bir güne, bir zaman dilimine, bir yere daha nelere nelere... hayatın en güzel yanı bence yaşıyor olup bi takım şeyleri hatırlıyor olmamız... bir insana duyulan özlem, onun hatıraları ise ayrıdır... hep geriden takip ettim süreçleri hayatımda. varolmanın dayanılmaz hafifliği denir ya eğer hafif tarafları böyle ise ne oalcak ki gerisinde demekten alıkoyamaz insan kendini bakarken bi otobüs canımdaki kendi hayalmeyaline... şimdinin çok anlamı kalmadı heybemde. benim kaldığım yerde neler yokki. sen bile varsın kağkar! sen bile... çok kalabalık yerlerde olmak pek bişeyi geçirmiyor güzümden ama sakin sokakların sakin ...

burada...

Resim
boğazın var olan yollarıyla yol olan umutların kesişme noktasında; hayatım! artık bir ülkenin değil ama bir kalbin başkenti burası... Hayalkırıklıklarının başkenti!... toptan fiyatına perakende satılan hayatlarının olduğu, çarşılarında. umutları talan edilen, bertaraf gönüllerin sakinleri olduğu kentte... Peynir, ekmek değil ama; umutlarıyla yaşamak bedava hala burada..... 06.07.2006 / 17:45

aslında

Resim
aslında pek çok rengi var hayatımın... griler geçecek emin olmalıyım... yeşilin hakim olduğu bir bir gökyüzü var onunda hayallerinde mavi çimenlerinde koşaken bahçesinde evinin gri betonundan kaçar gibi.... kumsala bakmaz bile kırmızı kumları diye, varsa yoksa pembe denizi...... gecelerin aydınlığında kaybolmak hayali.... gündüzün pek hayrını görmedi.... 29.08.2008 / 01:25

yüzük yüzük kuyruğuna gelmedik

Resim
şanssızlık üzerine çok konuştuk seninle kağkar! şans nedir, ne değildir? bilmiyorum ama yaşadıklarımın bu olguyla tarifi varsa da tama manasıyla bir geçkalmışlık ve şanssızlıktır kanımca... nedeni belli olmayan hayatların üzerine bırakılmış bir bedene ait yaşanılmamasılar... eğer hayatıma bir sorguyla başlayacaksam; referans noktam hani derkler ya mihenk taşım ne olurdu diyte çok merak ettim, enez in serin gecelerinin birinde çay sefam sırsında. zamanın manasının olmaması, kolumun uzun süredir saatsiz kalmasından belli. kayboldum bunu biliyorum. hislerimin içinde, gözlerimin en güçsüz boşluklarında kayboldum... hemde hiç bu kadar kendim kalmamışken. ha evet! unuttum neden mi şanssızım? bu sırası meçhul beğenilesilerin. konuşulması gerekilenlerin.... bişeyler söylemek istediklerimin... sözlü.... şimdi yüzük yok! 05.08.2008 / 00.46

Kağkar ! bugün aslında dündü...

“Bugün aslında dündü” filmiyle şekillenen bir günün akabinde gece yarısı bilgisayarda kalıyorsan ve çok fazla çay içtiysen ertesi gün kalktıgında yine bu günü yaşamak ne denli keyif verirdi acaba bana? Bugünü tekrar tekrar yaşamak nasıl olurdu kim bilir? Olacak herşeyi önceden bilmek, kestirmek bütün hayatı ve bi yarının olmaması duygusu... yaptıklarınızın devamlılığının olmayacak olması. Eğlenceli görülse de pek hoş olamayn bir tarafı da yok değil. Aşık olduğun hiç kimse sana yarın aşık değil. Çünkü yarın yok. Bütün hayatın bir güne şıkışmış dırumda ve yapabileceğin bütün olaylrı tek güne sığdırmak için çaba içindesin. Yarın yani senin yarının çevrendeki herkesin senin için dünü . nasıl, anlatırken bile karışık değil mi? Keşke sözü olmayacak hayatında. Bütün hayatının bir telafi sınavı varmış gibi yaşayacaksın. Gülecek, ağlayacak, içindekini anlatacak, kurtarak ve belki öleceksin... ama yarının olmayacak yüne bugüne uyanacaksın... Hayat seni çok seviyorum bilmiyorum niye ama ölümün ...

Çevre Mühendisliği Türkiye de

Bir çevre mühendisi olarak bence çevre mühendisliği açısından benim önceliklerim ; 1. Kesinlikle yenilenebilir enerjiler hakkında egitim konusunda ve yetişmiş eleman konusunda yetkinlik kazanmalı.( misal bir çevre mühendisi olrak yenilenebilir enerjiler, ki en çok sanıyorum ki elektrik mühendisleri ve çevre mühendislerini ilgilendirir, ben bu konuda en azından yüksek lisans bile yapamıyorum alım koşullarında çevre mühendisliği yok) 2. Öncelikli olarak var olan bütün düzenli deponi sahaları elden geçmeli ve stabil halde daha küçük kaynaklı illere referans olabilir halde uygulamaları yapılmalı. Yani büyükşehirlerimiz dışında diğer illere de deponi sahaları kurulmalıdır. 3. Kesinlikle atıksu geri kazanımı yapılmalı, arıtılan sular denize, nehire vs deşarj edilmemeli, belki arıtma kalitesi için bikaç daha küçük yatırımla evlerde yeniden temizlik suyu olarak kullanılmaya teşvik ve altyapı edilmelidir. 4. Atık geri kazanımından vazgeçilememeli ve var o...