ilk bahar kasımda bir başka....

kaybolmak nasıl bişey kağkar?

yaşayarak öğrenilecek, önemli derecede hissiz bir olaymış... görülesi hayatın...

elde bir resim.... resimde gülen yüzler, her resim gibi... bir balonu tutan, olabildiğince içten bir gülümseme ile yüzünde bir çocuk... o çocuğu tutan iki güçlü ve yorgun el...

bir resim... elde tutularak içine bakılan bir hayal... gülen yüzünde saklı yaşlı gözler... "ne günlerdi..." denilerek çekilen bir burun gibi doğal...

toz kaçan gözlerin temizlenmesi bu yaşlar sanırım...

resimdeki çocuk büyüyor... okula gidiyor, okuyor, okudukça büyüyor... birey oluyor genç oluyor, zaman olup kola takılıyor... takı olup kalbe gidiyor... nefes olup içe çekiliyor, neşe olup, gülümseme olup asılıyor... gül olup koparılıyor.... sevgiliye ilan ı aşkı oluyor bir gencin... aşık simgesi iken kendisi oluyor... kokusu kokuyor...

karanlık bir odada yaşamak kadar kalabalık düşleri.... neye baksa birikenleri görüyor...

bitmiş bir soda şişesi, külleri saçılmış sigara ve bakıp da görmeyen iki hayale tercüman göz ile aynada buluyor kendini... inadına gülüyor... deli denildiği için gülüyor... güldüğü için deliriyor...

ne zaman kadar bir süre alıyor, ne de anlık mutluluklarar pabuç bırakıyor... zahiri kalan bir görüntünün sadece içinde yaşıyor...

elinde bir resim... resimdeki üçüncü kişi ise göz kırpıyor....

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

16...

iyi ki doğdum :)))

"adam" lık