kasettler...
bu tarz yazılar yazmak için çok yaşlı sayılmam aslında. yani 150 yaşında felan değilim :D onun yarısı 75 de değilim şimdilik :) neyse akşam arkadaşımla konuşurken sohbet açıldı da 90 lı yılların kasetleri ve o haller. barış manço dan açıldı söz ben hayranlığımdan bahsettim ona sonra benim barışmanço koleksiyonumdan bahsettim kasetlere kayıtlı radyo röportajları var bende kayıtlı o zamanlar radyo dinler ve kasetle yapardık pekçok sanatsal aktiviteyim :))biz o zamanlar 90 lık RAKS kasetler doldururduk dedim ki hakikaten öyle :) şarkı listeleri çıkartırdık giderdik mizkçilere o zamnalr mahalle aralarında köşelerinde kasetçiler vardı korsan cdciler gibi değildi iş yani :)
laf lafı açınca aklıma; ben, ilk ve orta okul zamanlarında aile eşrafımın tamamı çalıştığı ve bende öğlenci olduğum için sabahları evde tek kalırdı oynadıklarım geldi aklıma tabiki.. elde tarak çıkardım böyle sandaliyelerin üzerine ki kendisi sahne metaforu oluyor :) elde kullanılmış kıllı bir tarak :)) ki o da mikrofon metaforudur :) şarkılar söylerdim... londra köprüsü yıkılıyor diye yaylı yatağa bırakırdım kendimi :))) ne kadar hoşuma gitti şimdi bak özledim :)) dur yapmaya gidiyorum :) hem zıplardım o yatagın üzerrinde hakikaten yaa ( anneeeeee nerde o yatak yaa :) ))) zannımca ondan şu sabit duramama halim :)) sürekli hareket ederim yaylı bütün oturma eşyalarında :))
şimdi böye nostalji geyiği yapacak değilim ama özledim yaa :))) gülmek var yüzümde şimdi... çok sevindim saol bu muahbbet için :)) hele ki öyle bir akşamda ;)
Yorumlar
eskiden hayat daha anlamlıydı sanki..
" yemişim pikabını,plağını budur " demiştim. ahh ah o komşu olsada bahsi geçen saate baksam