yeni mi yıl mı ???
hiçde alışık olmadıgınız üzere yine karamsarım :)))) bakın 4. günü geçmekte yeni yılın... her yeni yıl tantanasıyla gelip geçti yine zımbırtılı... gerçi geçen yıl, yeni yılın geldiğini bembeyaz karlar üstünde kışladan kaçan biri yüzünden pijamalarla içtimai halde geçirmiş olmamdan sonra, bunu daha kötü nasıl olabilirdi? sorusuyla dolanmıştım... nitekim, nispeten daha iyi olsa da, o gece yaşadıklarımla ilgili güzel hatıralara da haksızlık etmemek adına geçen yılbaşının daha iyi olduguna karar verdim... böyle olmalıydu zira...
gelmiş, geçmiş, gelecek vs ne olursa olsun zaman eğrisinde hiç dik kalamamışken, süreç kısımlarında dik bir tavır sergilemenin ne kadar anlamsız oldugunu dair kesin önyargılarım oluşmaya başladı..... özgüven denen kendini aldatmalar arasında ya da dayatmalar içinden geçerken " sen şusun, busun " denirken suratıma gözlerime değilde arkama bakılmasının histemsizliğini hisseder oldum...
yazı yazmak ya da yazmamk arasında fark olmaz oldu son zamanlarımda... üstelik eskidim de. yosa ki neydi bir zamanlar... "ağladım gözlerim gözyaşlarım döndü denize" ne de olsa...
ne olmalı bilmiyorum... bişey olmalı ama.... etrafımda bunlar varken bişeyler olmalı.... bişeyi çok merak ediyorum; ... bana da olacak mı?
.....

Yorumlar
bu arada bloğunun rengini gri yapmışsın çok sevdiğim bir renk hayırlısı olsun mu desem kararsız kaldım neden dersen kendi yazımdan bi alıtı ile anlatayım bu renk hakkındaki düşüncemi ;
. . .
DÜŞ KIRIKLIĞININ RENGİ GRİ
TIPKI TELEVİZYONUN EKRANI GİBİ
APTAL KUTU KAPANIR
VE HERKES GERÇEK DÜNYAYA DÖNER GERİ
. . .