hızlıı ve öfkeli...

hayat ne kadar hızlı yaşanmaya başladı değil mi?
biz artık hızlı yaşıyoruz... sürekli bir telaş içinde hayatlarımız... bir yerlere yetişebilme kaygısından birşeyleri yetiştirebilme kaygısına kadar herşeyimiz hızlı artık...
dostluk arkadaşlıklarımız bile hızla beklediklerimiz olamayınca yabana atılabilir konumda.. bozunmuş gibi hayatlarımız...
hayatlarımızın her alanında göze çarpıyor bu.. bugün 50 li 60 lı yılların bir jazz şarkısını dinlerken hissettim bunu.... o kadar sakin o kadar hiçbire acelesiz söyleniyor ve dinleniyor belli ki huzur dolu... hisleri bile o derce hissediliyor ki! hiç bir şeyin yutulması olmadan.... söylenirken bile keline yutulmadan...
şimdilerin herşeyinde olduğu gibi şarkılarında ve sözlerinde bile... en romantiğinde bile yutulan sözler var hisleri gibi... gömlek aşklarımız gibi..... tahammül edilemeyen yılalrımız gibi...
acele yaşamak zor geliyor bana...
onun içi yavaş yerim yemeklerimi... kızıl derililerin dediği gibi "o kadar hızlı gittik ki hayatlarımız geride kaldı..."
Yorumlar
belki de haftalardır evdeyken pencere kenarında oturup hiç bişi yapmayıp, sadece dışarsını izleyişim bundan..