akıp giden yol değil sadece bu otobüste....
akıp giden yol değil sadece bu otobüste....
uzun bir yolun, uzun bir otobüsünün son koltuğunda hayatım... zaman kavramının sabah ve akşam saatlerinin beklentisiyle eşdeğer olduğu bir yerde.. "samsunda"
özlemenin nasıllığını, hasretin neden kutsal olduğunu hissedince anladığım bir koltuk burası. bir telefon sesinden alınan kokunun huşuusunu insan sevdiğinden yüzlerce kilometre ötede anlıyor. anlıyor ama anlatamıyor "yirmisekiz harflik" dar dünyasında orhan veli misali...
insan sevgiyi hep karşılaştuğı güçlükler içinde bulun ve yakalayınca mutlu olur ya.
sıcak ve şehirlerarası bir otobüs şuan mekanım. en arka koltuğu, dünya otobüsm gibi. yani otobüsün tamamını görüyorum. sanıldığının aksine en güzel yeridir en arkası bir otobüsün...
sana sevgimi anlatmak... sanırım devasa büyüklükteki bir bardağım içindeki dolu ki, içince; sonsuzluğu bırak, sonu oluyor sensizliğimin...
sen yokken bir bardak su bile okyanus. bir damlasında bile sensiz kalamadığım. sensiz akvaryumdaki bir çöp balığı iken; seninle olunca, okyanus içinde şanslı ve mutlu bir mercan oluyorum...
ben sensiz okyanus, okyanus bende sen oluyorum!
19.08.2005
Yorumlar