aslında bi amacı yok yazmaya başlamamın. yani güzel yada kötü bir sürü şey yolunda hayatımda. sanki aksi bi durumda yazılırmış gibi giriş yaptım ama aldırmayın siz bana.... benim amacım ertelemek galib; hayatı, yaşamayı, beni, aşkı...ertelemek... evet hiç sevmediğim bir huyum var ertelemek. bu yönümden kızgınlık duyuyorum ama bir türlü vazgeçemiyorum. hani hep önemli şeyler gecikir ya da yaşanması için öncesi heyecanla beklenen tatlı bir acıy verir ya . işte onun gibi bişey. halbuki mevlana " yarın yaparım deme; nice yarınlar geçti gitti" demiştir oysa... * " - bazen, bazıları çok uzakğındadır; yakın hissedersin. bazen de çok yakınındadır bu sefer de sen uzak hissedersin. bunu gibi bişey işte... - (...) ozaman önemli olan ne hissettiğimiz değil mi? " şunun farkındayım ki aşık olanların hayatları hiçbir evresinde ékesnilik" kazanmaz. yani aşıkların toplanıp kurduğu bir ülke olsa ve onlara ait özel bir dil keşfedilse eminim ki "kesin" kelimesine gerek ...
Yorumlar
bu blogu daha yakından takip etmeliyim!