bir hikaye denemesi.....


bir sokak ortasında... daha önce hiç gelmediği bir semtin bir sokağının, o otantik havasının ortasında kalmış eski, eski olduğu kadar da ilgi çekici evlerin pencerelerinden sarkan, o ılık nisan rüzgarının da etkisiyle havalanan perdelerin altından suçlı bir eda ile baktığı evlerin birinin içinde görmüştü, "daha önce böylesine rastlamadım" dedirten güzeli...

elleri pencerenin kenarında, oturur vaziyette seyrediyordu sakini olduğu semtin sakin sokağını. arkasından gelen müziğe eşlik eder bi tavrı vardı, işve ile ağız oynatmasının altında besbelli. " o kadar güzelsin ki" dedi içinden bakmamak için çaba sarf edemeyecek kadar çaresiz genç ilk görüşünde pencere güzelini...

gözleriyle göremediği her şeyin sevgi bağlamında bir karşılığının olup olmamasıyla ilgilenmediği zamanlardı. birilerinden, bişeylerden kaçmış ve bunu da sürdürmek için elinden geleni yapmış biri olarak yüzleşmek istemediği bir duyguydu AŞK...
böyle kaldıkça da yüzleşemeyeceğini biliyordu. beklemenin ve ya ertelemenin en iyisi olmadığını bildiği halde sonucun etkilerinin azaltılması ve sonucun geciktirmesi açısından denediği tek yoldu kaçış. gözlerini kapalı gezdiriyordu adeta. bakmamak için çaba harcadığı bir sevgilisi vardı artık oysa...

yalnızlığını terk etmek ona acı mı veriyordu yoksa? herhangi bir fikri yoktu. pencereden bakan ve o haliyle kalbine dokunan iki küçük göze bırakmıştı kendini artık. ilk bakışmaları kazara olmuştu. seri kazalar zinciri oluşmakta gecikmedi. etkilenmişti... tam manasıyla etkilenmişti denilebilirdi. belki de etkileşmişlerdi. her ikisi içinde büyük bir sürprizle başlamıştı gün. beklenen, düşlenen ilk buluşmayla başbaşa idiler. pencereye bütün yabancılığını vermiş bir gözle bakarken, bir o kadar yerli ve yeni birilerini tanımaya o kadar aç iki gözün buluşmasıydı bu.

aynı dili konuşup konuşmadıklarından şüpheli olacaklardı ki; hala konuşmuyorlardı. bu durumda kaldıkça halleri gülünçleşiyor, yaptıkları tek şey bakışmaları olarak kalıyordu. zamanı gelmişti; artık ya gitmeli ya da kaldığına değecek kadar cesaretle bişeyler söylemeliydi... her ikisi de ilk buluşma için pek cesaretli değildi. zamanı gelmişti... yavaş yavaş uzaklaşması gerektiğini düşünmekteydi genç...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

16...

iyi ki doğdum :)))

"adam" lık