aşk mı ?


ben anlamıyorum... bir dönem annelerimiz babalarımız amca dayı teyze hala neyse bütün ikinci kuşak akrabalarımız acaba gençliklerini şimdi yaşıyor olsalar idi aşkı nasıl tarif ederlerdi...

barış manço, sezen aksu, erkin koray, cema karaca, tanju okan olmasaydı hangi büyügümüz aşkında manayı yakalayacaktı...

ahh ahh o günler diye başlayan ki bizimde filmlerimizde yeşilçam gibi adeta koşar oynar gibi ormanda izlediğimiz o aşklar acaba o şarkı sözlerinin birer armağanı mıydı???

acaba onlar şimdi yok diye mi biz aşkın ne olduğunu bilmiyoruz?

bebekte tur atmak varken niye " neden başınızı öne eğdiniz; derinden bakınca gözlerinize..." diyelim ki bizler birbirimize...

yaşlı olmak istiyorum....ya da o günleri yaşamış olmak...

Yorumlar

cesetizleri dedi ki…
seversin kavuşamazsın aşk olur.
o zamanlarda fazla seçenek yoktu. birine aşık oluyordun kavuşmak da zordu, onu unutturacak birini bulmak da..
sebep bu..
şimdi herkes herkesin elinin altında zaten..
herkes bir dünya kişi tanıyor, bir dünya insanı beğeniyor..
kavuşmasa bile çok da önemli olmuyor..
şimdi yine iyi. bizden sonrası için daha da kötü..
her sene bir önceki seneden daha kötü olacaksa eğer, ki öyle, vay ki vay..
diamandi dedi ki…
gerçekten haklısın analiz mi bu yaptıgın başka bişeymi önemli değil öenmli olan bu illet msnden tutda nimet saydıgımız bütün teknolojik yansımalar bizi sürüklerdi buralara sanırım. buraya birilerini bırakmak gerçekten yürek işi olmaya başladı...
1sen dedi ki…
"ya ben geç kalmışım; ya o bana erken ..."
misali olmuş diamandi...
diamandi dedi ki…
sadece misali gibi mi ????
_zAhİr_ dedi ki…
bir ahh çektim okuyunca...ne çok kaybetmişiz AŞK'a inancımızı ve ne kadar da haklıyız.yaşayamadık biz öyle dolusunu,çok şey kaybettik.
'cesetizleri'nin dediği gibi;kıymeti yok artık kavuşmanın...O olmazsa başkasına kavuşuluyor...
1sen dedi ki…
gibisi fazla dimi ..
ta kendi işte ..
ama bu laf çok önceden söylenmiş ya (onu anımsatıyo demek istedim) ; bana ait bi laf değil yaa :)) ondan..
diamandi dedi ki…
biz o kdar çok şeyi kaybettik ki.... aşk arada esamesi okunmayanlardan bile... vuslatın degersiz kalması ayrılıgn mecnunun çöle düşmesi leylanın gama derttaş olması olmadıgı için kavuşmak manasızlaşıyor... artık 5. dakikadan sonra gelmeyen mesaj ayrılık sebebi... (bunları yaşamadım ama görüyorum. ve cidden çok üzülüyporum.. bilinçli bi şekilde sömürülmekten farkında olup tepkisiz kalıyoruz... nedenleri tabiki sosyolojik bulgularla açıklanabilir elbet.. ancak tahminim evden başlayan bi kalitesizleşme...)
diamandi dedi ki…
@1sen;
sözler söyleyenlerle değil onları tatbik edenlerle anlayanlarla degerlenir nede olsa... önemi yok yani kimin oldugunun....
vili dedi ki…
Yaş itibari ile bu düşüncelerde olduğumu yada kaldığımı sanıyordum :) Ama daha gençlerde hissettiğine göre, demek ki bu sadece duygularla ilgili..
ve nasıl güzeldir o şarkı :)
Beter Böcek dedi ki…
Yılmaz Erdoğan'ın Ankara şiiri vardır.
Bir mısrasında der ki;

''Bir daha asla yasayamayacağı
Aşkları teğet geçerken
Hep onu sevmeyenleri severek
Hep onu sevenin gözlerinden
Kalabaliklara kaçarak
Karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
Yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarini
Bir İzmirli güzele dayatmak varken
Hep kardeş olacak degiliz ya, Yasasin halklarin sevgililiği! ''

Nedense yazını okurken birden aklıma bu şiir geldi.
İnsanoğlu nedense hep imkansızı ister, onu seveni görmez. Aşk ona o kadar yakınken, yakınlaştıkça kaçar. Çünkü onun istediği aşk o değildir.

Ben alaturka bir insanım, mektuplaşmak istiyorum, köşebaşlarında buluşulsun, heyecanlar hiç bitmesin, aşk sevgi adına ne varsa tüketilmesin istiyorum.
Çevremizde aşk'ın manasını kirletenleri gördükçe kaskatı kesiliyor, tiksiniyorum. Belkide biz bu zamana göre değiliz, reenkarnasyona uğradığımı düşündüğüm zamanlar olmadı değil. Düşündüm...
Yalnız olmadığımızı gördüm, bence biz gerçek aşkı yaşadık ya da yaşayacağız.
Ama aşkı lekeleyenler gerçek aşkı tadamadan bu diyardan göçüp gidecekler.
Belki uzun zaman bekleyeceğiz aşkı belki yarın bulacağız.
Ama bir gün mutlaka aşk kazanacak !
diamandi dedi ki…
@vil;
kesinlikle yaşla alakalı değil.. kaybolmuş temiz duyguları istiyoruz.. ve kimden istediğimizi kime soracağımızı hesabını bilmiyorum...
diamandi dedi ki…
@tuana;
o şiiri çok sevdiğim ve üzerimnde her yılamz erdoğan şiiri gibi etkisi oldugu için gelmiş olabilir aklına...
no leaf clover diye bi şarkısı vardır metallicanın orada da değindiği gibi biraz şans meselesi yok değil bunun içinde ama bende bunlara inanan ve inanmak isteyen AŞk denen bence varoluşun temelini teşkil eden o duyguyu herkes olmasa bile yaşayacak bazi insanların olduğuna inananlardanım... kim sevdiğinden mektup beklemez ki.. (ben yazdım) kim köşebaşlarında saniyelikde olsa görmek istemezki.. kim temiz hislerle yaşamak yaşatmak istemezki o günlerini...yaşayıpğ göreceğiz demek kadar boş bakıyorum... tadacakmıyız gerçekten bilmiyorum.. bilmek de istemezdim doğrusu bu da var :))
kırmızılı dedi ki…
eskiden teknoloji yokmuş,insanlar biz gibi rahat değilmiş,görüşmek konuşmak için binbir engel varmış aşılması gereken,e ulaşma süresi uzadıkça zor olmuş yaşanacaklar adı aşk olmuş...
şimdi herşey telefonun tek tuşunda...rahatız...canımız istediğinde görüşüyoz,konuşuyoz,hatta ulaşamayınca ayrılıyoruz direk,ama eskiden ulaşamayınca aşk oluyodu :)
örnekler arttırılarak çoğaltılabilir ;)
Adsız dedi ki…
şeytanın avukatı filminden bir sahne

kevin lomex (keanu reeves): Peki ya aşk ?
john milton (al paçino): Biyokimyasal olarak yüksek miktarda çikolata yemekten hiçbir farkı yok.
kırmızılı dedi ki…
o zaman mad men dizisinden bi sahne
hatun kişilik:ben aşka inanmam.
bey kişilik: aşk,biz reklamcıların parizyen çorap satmak için uydurduğumuz bir yalan :D
Adsız dedi ki…
Aşkı olduğu gibi, ter-temiz, karşılıklı olarak, yürekden yaşayan insanları alkışlıyor ve tebrik ediyorum. Çünki onu çokları yaşamıyor. Bu bir çoklarına nasip olmuyor.
Bazıları ise aşkı yaşadıklarını zann ediyorlar, ama, yanılıyorlar. Çünki aşkın temeli bazı prinsiplerle kurulmaz. Onlar yaşadıklarını zann ediyorlar ama ben bunun tam aksini görüyorum onları izleyince. İnsan aşkı ne kadar yaşar? İnsan ne kadar aşık olur? İnsan ne kadar sever? Ve bu yaşadıklarının hepsi hakikaten aşkmı? Bence hayır! Biz aşkı bilmiyor, onu anlamıyoruz. Bir zamanlar ağladığımız, acı çekdiyimiz birini bir gün de, bir kalemde rahatca sili vere bilkiyoruz. Niye? Çünki guya artık aşk bitti, hiss-heyecan yok, merk yok ve s. Peki aşk bir gün de siline bilinecek bir şeymi? Yine de hayır. Eger böyle rahat silindiyse demek aşk, sevgi hiç yoktu o kalpde. Sadece beyeni, ilk zamanlarda olan ilgi ve s. Ve insanlar da bunu aşk zann ederler ve böylece 100 defa aşık olurlar, GUYA(((

Bu blogdaki popüler yayınlar

16...

iyi ki doğdum :)))

"adam" lık